Diz kireçlenmesi, tıptaki adıyla diz osteoartriti, diz eklemindeki kıkırdağın zamanla incelip aşınmasıyla ortaya çıkan ve en sık görülen eklem hastalığıdır. Merdiven inerken artan diz ağrısı, sabah kalkınca dizde tutukluk ya da hareket ederken duyulan çıtırtı çoğu zaman kireçlenmenin ilk işaretleridir. İyi haber şu ki diz kireçlenmesi, doğru zamanda başlanan tedaviyle büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.

Bu yazıda diz kireçlenmesinin nedenlerini, belirtilerini, nasıl teşhis edildiğini ve egzersizden eklem içi enjeksiyonlara kadar güncel kireçlenme tedavisi seçeneklerini bir arada bulacaksınız.

Diz kireçlenmesi nedir?

Diz eklemi; uyluk kemiği (femur), kaval kemiği (tibia) ve diz kapağından (patella) oluşur. Kemik uçlarını kaplayan eklem kıkırdağı, kemiklerin birbirine sürtünmeden kaymasını sağlar. Eklemin içini dolduran sinoviyal sıvı ise hem kayganlaştırıcı hem de amortisör görevi görür.

Osteoartritte kıkırdak zamanla incelir, yüzeyi düzensizleşir ve yer yer kaybolur. Kemik uçlarında “osteofit” adı verilen kemik çıkıntıları oluşur; halk arasında “kireçlenme” denmesinin nedeni de budur. Eklemdeki iltihabi süreçler ve sinoviyal sıvının kalitesinin bozulması ağrıyı ve hareket kısıtlılığını artırır.

Diz kireçlenmesi neden olur?

Diz osteoartritinin tek bir nedeni yoktur; birden fazla risk etkeni bir araya gelir:

  • Yaş: Kıkırdağın kendini yenileme kapasitesi yaşla azalır; risk özellikle 50 yaşından sonra belirgin biçimde artar.
  • Fazla kilo: Vücut ağırlığı dize binen yükü doğrudan artırır. Kilo kaybıyla ilgili bir çalışmada kaybedilen her 1 kg'ın, yürüme sırasında dize binen yükü yaklaşık 4 kg azalttığı gösterilmiştir.
  • Cinsiyet: Diz kireçlenmesi kadınlarda, özellikle menopoz sonrasında daha sık görülür.
  • Eski yaralanmalar: Menisküs yırtığı, çapraz bağ yaralanması veya eklem içi kırıklar kireçlenmeyi yıllar önce başlatabilir.
  • Eklem yapısı ve dizilim: O bacak (varus) veya X bacak (valgus) dizin bir tarafına aşırı yük bindirir.
  • Aşırı ve tekrarlayan yüklenme: Sürekli çömelme, diz çökme veya ağır kaldırma gerektiren işler.
  • Genetik yatkınlık ve romatoid artrit gibi iltihaplı eklem hastalıkları.

Diz kireçlenmesinin belirtileri

Belirtiler genellikle yavaş başlar ve yıllar içinde artar:

  • Hareketle artan, dinlenmeyle azalan diz ağrısı; ileri evrede gece ağrısı
  • Sabahları ya da uzun süre oturduktan sonra dizde tutukluk (genellikle 30 dakikadan kısa sürer)
  • Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya yokuş inerken zorlanma
  • Hareket sırasında çıtırtı veya sürtünme hissi (krepitasyon)
  • Dizde şişlik, ısı artışı ve zaman zaman sıvı toplanması
  • Dizi tam bükememe veya tam düzleştirememe, ilerleyen dönemde bacakta şekil bozukluğu

Diz kireçlenmesi nasıl teşhis edilir?

Tanı; şikâyetlerin dinlenmesi, fizik muayene ve görüntüleme ile konur. Ayakta çekilen diz röntgeni, eklem aralığındaki daralmayı ve kemik çıkıntılarını gösterir. Hekimler kireçlenmenin şiddetini çoğunlukla Kellgren-Lawrence sınıflamasıyla 0'dan 4'e kadar derecelendirir. Menisküs veya bağ yaralanmasından şüphelenildiğinde MR, eklemde iltihap ya da kristal hastalığı düşünüldüğünde eklem sıvısı ve kan tetkikleri istenebilir.

Diz kireçlenmesi tedavi yöntemleri

Uluslararası Osteoartrit Araştırma Derneği (OARSI) kılavuzları, tedavinin basamaklı ilerlemesini önerir: Herkes için temel olan yaşam tarzı düzenlemeleri ve egzersizle başlanır, gerektiğinde ilaç ve enjeksiyon tedavileri eklenir, ileri evrede cerrahi değerlendirilir.

1. Kilo kontrolü ve egzersiz

Diz kireçlenmesinde en güçlü kanıta sahip tedavi egzersizdir. Ön uyluk (kuadriseps) ve kalça kaslarını güçlendiren egzersizler dize binen yükü azaltır. Yüzme, su içi egzersizler, düz zeminde yürüyüş ve sabit bisiklet gibi eklemi zorlamayan aktiviteler önerilir. Fazla kilosu olan hastalarda vücut ağırlığının yalnızca %5–10'unun verilmesi bile ağrıda hissedilir bir azalma sağlayabilir.

2. Fizik tedavi ve destekleyici yöntemler

Fizyoterapist eşliğinde yapılan egzersiz programları, sıcak-soğuk uygulamaları, elektroterapi ve gerektiğinde dizlik veya baston kullanımı günlük yaşamı kolaylaştırır.

3. İlaç tedavisi

Ağrı kesiciler ve iltihap giderici ilaçlar (NSAİİ), krem veya jel formundaki topikal ilaçlar kısa dönemde rahatlama sağlar. Mide, böbrek ve kalp üzerindeki olası yan etkileri nedeniyle uzun süreli kullanımları mutlaka hekim kontrolünde olmalıdır.

4. Eklem içi enjeksiyonlar (diz iğnesi)

Egzersiz ve ilaçlara rağmen ağrısı süren hastalarda dizin içine yapılan enjeksiyonlar gündeme gelir. Halk arasında “diz iğnesi” olarak bilinen başlıca seçenekler şunlardır:

EnjeksiyonNasıl etki eder?Öne çıkan özellik
KortikosteroidEklem içindeki iltihabı hızla baskılar.Etkisi hızlı fakat genellikle kısa sürelidir; sık tekrar önerilmez.
Hiyalüronik asitSinoviyal sıvının kayganlığını ve viskoelastik özelliğini yeniler.Hafif ve orta düzey kireçlenmede aylarca süren rahatlama hedeflenir.
Karboksimetil-kitosanKayganlığı artırır ve eklemi oksidatif strese karşı korur.Hayvansal kaynaksız, tek enjeksiyonluk sıvı implant.
PRPHastanın kendi kanından elde edilen trombositlerdeki büyüme faktörlerinden yararlanır.Otolog (kişinin kendinden) bir tedavidir.
Otolog sitokin serum (ACS)Kandan elde edilen, anti-enflamatuvar IL-1Ra yönünden zengin serum.Kireçlenmedeki iltihabi süreci hedef alır.

Hiyalüronik asit iğnesi (viskosuplementasyon), kireçlenmede en sık başvurulan enjeksiyonlardan biridir; ayrıntıları diz için hiyalüronik asit iğnesi yazımızda bulabilirsiniz. Kişinin kendi kanından hazırlanan tedaviler için PRP tedavisi ve otolog serum (ACS) tedavisi yazılarımıza göz atabilirsiniz.

Hangi enjeksiyon kime? Enjeksiyon türünü; kireçlenmenin derecesi, eklemde iltihap olup olmaması, kişinin yaşı, kilosu ve eşlik eden hastalıkları belirler. Karar, muayene ve görüntülemeye göre hekim tarafından verilir.

5. Cerrahi tedavi

Diğer tedavilere yanıt vermeyen, günlük yaşamı ciddi biçimde kısıtlayan ileri evre kireçlenmede cerrahi seçenekler değerlendirilir. Genç ve tek taraflı kireçlenmesi olan hastalarda dizilimi düzelten osteotomi, ileri evrede ise eklem yüzeylerinin yenilendiği diz protezi (total diz artroplastisi) uygulanabilir.

Medikal yağlar ve masaj diz ağrısına iyi gelir mi?

Bitkisel yağlarla yapılan masaj, kasları gevşeterek ve bölgedeki kan akışını artırarak geçici bir rahatlama hissi verebilir. Ancak masaj veya yağ uygulamalarının kıkırdak aşınmasını durdurduğunu ya da kireçlenmeyi “yok ettiğini” gösteren bilimsel kanıt yoktur. Bu tür uygulamalar en fazla destekleyici olarak düşünülmeli; egzersiz ve hekimin önerdiği tedavinin yerini tutmamalıdır.

Ne zaman doktora başvurmalı?

Birkaç haftadır geçmeyen diz ağrısında bir ortopedi ve travmatoloji ya da fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanına başvurmak gerekir. Şu durumlarda beklemeden hekime gidilmelidir:

  • Dizde ani ve belirgin şişlik, kızarıklık, ısı artışı veya ateş
  • Bacağa hiç yük verememe ya da dizin “kilitlenmesi”
  • Düşme veya burkulma sonrası başlayan şiddetli ağrı

Sık sorulan sorular

Diz kireçlenmesi tamamen geçer mi?

Aşınmış kıkırdak kendini tam olarak yenileyemez; bu nedenle kireçlenme “tamamen geçen” bir hastalık değildir. Ancak egzersiz, kilo kontrolü ve uygun tedavilerle ağrı belirgin şekilde azaltılabilir, hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve hareket kabiliyeti korunabilir.

Diz kireçlenmesine hangi egzersizler iyi gelir?

Ön uyluk kaslarını güçlendiren düz bacak kaldırma, duvar destekli yarım çömelme, sabit bisiklet, yüzme ve su içi yürüyüş en sık önerilen egzersizlerdir. Programın fizyoterapist veya hekim tarafından kişiye göre düzenlenmesi en doğrusudur.

Diz kireçlenmesi için hangi doktora gidilir?

Ortopedi ve travmatoloji ile fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları diz kireçlenmesinin tanı ve tedavisini üstlenir. Eklemde iltihaplı bir hastalıktan şüphelenilirse romatoloji uzmanına yönlendirme yapılabilir.

Diz iğnesi (eklem içi enjeksiyon) ağrılı mıdır?

Enjeksiyon steril koşullarda, genellikle lokal uyuşturucu eşliğinde birkaç dakikada yapılır. Kısa süreli bir batma hissi ve sonrasında 1–2 gün süren hafif ağrı ya da şişlik olabilir.

Diz kireçlenmesinde koşu yapılır mı?

İleri evre kireçlenmede koşu, atlama ve sert zeminde yapılan sporlar ağrıyı artırabilir. Hafif evrede ve kas gücü yeterli kişilerde hekim onayıyla kontrollü koşu mümkün olabilir; genellikle yürüyüş, bisiklet ve yüzme daha güvenli seçeneklerdir.

Kaynaklar

  1. Bannuru RR ve ark. OARSI guidelines for the non-surgical management of knee, hip, and polyarticular osteoarthritis. Osteoarthritis and Cartilage. 2019;27(11):1578-1589.
  2. Messier SP ve ark. Weight loss reduces knee-joint loads in overweight and obese older adults with knee osteoarthritis. Arthritis & Rheumatism. 2005;52(7):2026-2032.
  3. Prolycine™ ürün broşürü; KioMedine® VSone doktor broşürü; Sanakin® ortopedi broşürü.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için hekiminize danışınız.